Minyatür sanatçısı Taner Alakuş ile 10 usta öğrencisiden biri olan Zehra Akdeniz.
Zehra Akdenizin davetlisi oldugum SULTANLAR ŞEHRİ İSTANBUL adli minyatür sergisinin cocktailine, hiç düşünmeden ve büyük bir heyecanla gittim.
Öncellikle Minyatür nedir?
Eski el yazması kitaplara boya ve yaldızla dikkatli ve ince olarak eski usulde yapılan resimlere verilen ad.
Bu ilk etapta heyecan vermeye bilir, fakat Taner Alakuş ile birlikte bu 10 sanatçı kendi deyimleriyle ''geleneksel sanatın katı kurallarını kırıp, minyatürün sadece bir kitap sanatı olmadığını'' kanıtladılar.
Zehra Akdeniz ile sohbet ederken ve bir yandan minyatürleri üzerinde konuşurken,
büyük boy minyatürün aslında çok daha etkili ve can alıcı olduğunu fark ettim.
Olaylara farklı bir bakış açısı katmayı ve dümdüz değilde yamuk yumuk düşünmeyi seven bir insanım. Düşünürken, fotoğraf çekerken veya tasarlarken, dünyayı ters çevirmeyi severim. Sergi bu sebepte dolayıda ilgimi çekmişti aslında. Çünkü bu 11 sanatçıda ''katı kuralları kırdıklarını'' iddia ediyorlardı ve bunun çok doğru bir iddia olduğunu gidince daha iyi anladım.
Zehra Akdenizin yapmış olduğu ''Çiçek Hatun ile Fatih Sultan Mehmet'' adlı eserde bu katı kuralın ne kadar kılrıdığını hem boyutundan, hemde Padişaha vermiş olduğu ''BABA'' görüntüsünden anlayabilirsiniz.
Genellikle, güçlü, zengin ve ulaşılmaz resmedilen padişah eserleri, Zehra Akdenizin fırçasından çıkınca tamamen sevgi dolu ve bir baba şefkatiyle göz önüne çıkmış. Bu bakış acısını bana anlattıgında çok hoşuma gitmişti. Ve gerçekten bunca zamandır daha hiç bir padişahi böylesi sevecen görmemiştim.
Biz minyatürleri izlerken, ilk görüşte fark ettiklerimiz değilde ikinci görüşte fark ettiklerimize hayran kaldık. O incelik, o detaylar, o birebir gerçek ötesi çizgiler...inanılmaz...sanırım ''muhteşem'' kelimesini tam yerinde kullanmış olurum.
Ayrıca gerçek bir Saray ortamında bu minyatürleri izlemek ise, kendinizi iyice Osmanlı Zamanında hissettiriyor.
Taner Alakuş - Sultanlar Şehri İstanbul adlı sergiyi 30 Haziran 2011 tarihine kadar
Çırağan Sarayı Kempinsky Sanat Galerisinde ziyaret edebilirsiniz.
Hatta bence mutlaka etmelisiniz ;)















