Bir gün Cem karşımda oturuyordu ve sevgilisinden bahsediyordu.
Sonra arada evlilik lafı geçti. Bu imkansız birşey olsa gerek.
Cem evlenemezdi. Yani evlenirdi ama benim tanıdıgım Cem, evlenmeyi pekte mantıklı bulmuyordu. Yine o zamanlar gitarı kolarının arasında, evlenmekten bahsediyordu işte.
Cem'e döndüm dedim ki: ''Kimdir nedir bilmiyorum ama fotograflarını ben çekicem!''
Çünkü Cem'in evlenmesi o kadar zıt birşeydi ki, böyle bir an'ı kaçırmak istemedim.
Sonra o gün çat dedi geldi.
Adam resmen evleniyordu. Jülben ile tanıştım.
Ve bu adam neden durup dururken evlenmek istedigini anladım.
Birden bire ben kız tarafı oldum, Jülbenle kahve sohbeti, kuaför sohbeti, şu bu derken...
sanki ben her zaman için Jülbenin arkadaşıydım.
Şimdi 3 kere mutluluk demek bu benim için.
1. Cem evlendi - yihuuu
2. Jülben gibi çok tatlı bir arkadaşım oldu - yihuuu
3. Bu güzel iki insanın fotoğrafınıda ben çektim - oh yes!
Daha ne olsun...Mutluluklar olsun.































