
...Öncelikle size çok iyi bir haberim var...
Yıllar sonra en özel günleriniziden geriye birşey kalmadı diye şikayetçi olmamanız için şahane birşey suncam size ;)
Düğün günü yaşadıklarınız, düğünden önce yaptığınız onca hazırlıklar veya ailenizle geçirdiğiniz güzel bir günü ve tüm size özel anlarinizi yillar sonra tekrar hatırlamak artık dert değil...
Neden mi?
Ee çünkü Fotoğraf Çekmecesi var.
Hemde sizin en özel, en değerli, en güzel günlerinizde yanınızda.
Nasıl mı?
Özel bir gününüzde, diyelim ki Düğün Hikayenizde benden randevu alıyorsunuz, Fotoğrafcı olarak beni, yani Aylin Cifci Demiri tutuyorsunuz ve sonrasından herşeyi oluruna bırakıyorsunuz.
Ben ne mi yapıyorum?
Ben kare kare sanatsal bakış açısıyla fotoğraflarinizi çekiyorum.
Resmen görsel bir belgeseliniz oluyor.
Peki siz ne yapıyorsunuz?
Siz kendi hikayenizin ve belgeselinizin kahramanları, başrolde ve sahnedeki en önemli kişiler olarak tek yapmaniz gereken şey hikayenizi en doğal halinizle yaşamak. Yani aslinda oldugunuz gibi olmak. Sanırım bu o kadar da zor olmasa gerek ;)
Yıllar sonra ne oluyor peki?
Fotoğraflara bakmaya bir türlü doyamıyorsunuz.
Baktıkca hatırlıyor, hatırladıkca daha çok bakmak istiyorsunuz.
Ve her bir kareninin aslında göründügünden cok daha değerli olduğunu anlıyorsunuz.
Eh aradan yıllar geçmiş, benimle irtibatı kesmediğiniz sürece, birlikte bile anımsayabiliyoruz o güzel günü ;)
Özet:
Düğün gününüzde sabahtan aksama kadar yasanilan onca ayrintilar, Ailenizle geçirdiğiniz neşeli bir gün,
Doğum Günleri, Özel Etkinlikler, ve değer verdiğiniz diğer günler, aslında birer anlatılmak ve anımsanmak istenilen hikayelerdir.
Size en özel anlarinizi sanatsal bakış açısıyla tekrar animsatmak icin, ben ve fotoğraf makinem hazırız, geriye tek siz kalıyorsunuz.
O halde durmayın:
O halde durmayın:
